28 Ocak 2008 Pazartesi

Selülit Nedir?

Yaklaşan yaz mevsimi ile bikini giyme zamanı gelince bir telaş alır hepimizi. Bir yandan rejim yapar, bir yandan da aylardır pantolonların içerisinde haince saklanmış selülitleri yok etme derdine düşeriz.

  • Uzmanlar Ne Diyor?
Günlük hayatta çokça karşımıza çıkan selülitin tıptaki karşılığı Hidrolipo-distrofi. Cilt altı yağ dokularımız, lobül olarak isimlendirilen mikroodacıkların içindedir. Dermatolog Ayşegül Saltat, selüliti oluşturan nedenleri şöyle sıralıyor:

"Sorun, yağ hücrelerinin mikrosirkülasyon bozukluğu sonucu içeriklerindeki su ve yağ miktarlarının artmasıyla başlar. Hücreler giderek şişer ,ardından yağ hücre gruplarını içine alan odacıkların bağ dokusundan oluşan duvarlarına baskı yapmalarıyla biter. Bu, odacık duvarlarında istenmeyen değişikliklere yol açar, duvarlar sertleşir, esnekliğini kaybeder ve yer yer çekintiler oluşur. Bununla birlikte, üzerinde ona yapışık olan cildin de çekilmesi ve hareket edememesi nedeniyle sonlanır. Bundan dolayı da dışarıdan portakal kabuğu olarak adlandırılan görüntünün oluşmasına neden olur. İşte bu aşamada sıkışan ve fıtıklaşan yağ dokusu bu bölgedeki dolaşımın daha fazla bozulmasına ve selülitin daha fazla artmasına yol açar. Artık olay sonsuz döngüye girmiştir. Dolaşım bozukluğu, selülüti; selülit de dolaşım bozukluğunu artırır."
  • Selülit Neden Oluşuyor? Selülit Sebepleri Nelerdir?

Ayşegül Saltat'a göre bu problem; öncelikle genetik faktörlerle dayanıyor ve yapılaşmayı etkileyen nedenlerle devam ediyor. Hormonal değişmeler, bu nedenlerden sadece birisi. Ayşegül Saltat, özellikle östrojen hormonu fazlalığının selülite neden olduğunu söylüyor. Ailevi yatkınlığı olan kişilerin doğum kontrol haplarını mutlaka hekimlerine danışarak kullanması gerekiyor.

Selülitin çocuklarda görülmeyip ,ergenlik çağından itibaren görülmeye başlamasının da nedenleri var. Öncelikle erkeklerde, testosteron hormonu varlığı nedeniyle ilerki yaşlara kadar görülmüyor. Karaciğer problemlerinde erkeklerde de cilt altı yağ dokusu tarafından salınan östrojen hormonunun metabolize edilememesi sebebiyle, ses incelmesi ve göğüslerde büyüme gibi diğer feminen karakterlerle beraber selülit de görülebilmesi, okları östrojen hormonuna doğru yöneltiyor.

Selülit sorunu menopoz sonrasında da kadınların yakasını bırakmıyor. Ayşegül Saltat'ın anlattığına göre menopoz, metabolizmanın yavaşlamasıyla kilo artışı, hamilelikler ve ilerleyen yaşla birlikte cildin ve bağ dokusunun esnekleğini kaybetmesi, dolaşım bozukluklarının devreye girmesi gibi pek çok nedenle selülitin arttığı bir dönemdir.

Selülitin başlangıcını etkileyen bir çok sebep var. Bunları, "Damar yetmezliği olan kişilerde; cilt altı dokuların oksijenlenme bozukluğu, damardan sızan serumun cilt altı yağ dokusunu sıkıştırması ve yağ hücreleri tarafından emilerek onların şişmesine yol açması, bunların da odacık duvarlarına baskı yapması gibi olaylar zincirini başlatır" diye belirtiyor Ayşegül Saltat.

Beslenme ise yine çok önemli faktör. Karbonhidrat ve yağ ağırlıklı beslenen kişilerde, kilo problemleriyle birlikte selülit de daha fazla görülüyor. Ayşegül Saltat, Yoyo diyeti tabir edilen hızlı ve sağlıksız diyetlerle kısa süreçte zayıflamanın ve tekrar şişmanlamanın vücut metabolizmasına zarar verdiğine dikkat çekiyor. Kahve ve kolalı içeceklerdeki kafein, yağa dönüşerek selüliti ağırlaştırıyor.

Bütün bunların dışında bir başka neden de tabii ki sigara! Sigara, sadece cildi bozmakla yetinmiyor; ciddi dolaşım bozukluklarına da yol açıyor. Bu da haliyle selülit oluşumuna neden oluyor. Ayrıca kabızlık, selülite yol açan faktörlerden biri.

Rinoplasti (Rhinoplasti) Ameliyatı

  • Burnun yapısı nasıldır ve ne fonksiyonları vardır?

Burun iskeletini kemik ve kıkırdaktan meydana gelen dokular oluşturmaktadır. Ayrıca bunun yanı sıra burun boşluğunun yan duvarlarında burun etleri yer almaktadır. Bu yapılar solunum esnasında alınan havanın nemlendirilmesi ve ısısının ayarlanmasında önemli rol oynar.
  • Burun tıkanıklığına neler yol açmaktadır?

Burun tıkanıklığı, toplumda sıklıkla görülen bir şikayettir. Özellikle burun ve sinüs enfeksiyonları ile gelişen bu sorunun sürekli olarak bulunması halinde bir kulak burun boğaz doktoruna başvurulması gerekmektedir. Bu hastaların burun içinin dikkatli ve ayrıntılı muayenesi çok önemlidir. Günümüzde kulak burun boğaz muayenesinin olmazsa olmazı haline gelen endoskopik burun muayenesi, burun içi veya sinüs boşlukları kaynaklı rahatsızlıkların saptanmasında önemli yarar sağlamaktadır. Fiberoptik bir sistem olan endoskopiyle burnun ön kısmının yanı sıra arka bölümü ve geniz de ayrıntılı olarak değerlendirilebilmektedir. Hastada ağrı oluşturmadan ve kolaylıkla uygulanabilen bu yöntem ile tıkanıklığa sebep olabilen burun içindeki eğrilikler , burun etlerindeki büyümeler , geniz eti ve sinüs hastalıkları saptanabilmekte ve bunlara yönelik uygun tedavi ve cerrahi yöntemler planlanabilmektedir.
  • Burun şeklindeki bozukluklar düzeltilebilir mi?

Tabii ki. Günümüzde burun şekli veya görünüşünden şikayeti olan kişilerin bu problemleri estetik burun cerrahisi (rinoplasti) ile çözüm bulabilmektedir. Ancak unutulmaması gereken önemli bir nokta da, bu hastaların önemli bir kısmında eşlik eden burun tıkanıklığı şikayetinin varolmasıdır. Özellikle bu tarz sorunu olan hastalarda yukarıda bahsettiğimiz hastalıkların atlanmaması ve uygun müdahalenin planlanabilmesi için burun içinin bir kulak burun boğaz doktoru tarafından muayene edilmesi oldukça önemlidir. Böyle bir sorun dikkate alınmazsa veya uygun tedavisi uygulanmaz ise, estetik olarak başarılı bir burun yaratılsa bile fonksiyonel sorunlar devam edebilir. Bu yüzden dolayı, bu hastalarda sık tekrarlayan sinüzit, bademcik enfeksiyonu ve farenjit gibi hastalıklar gelişebilir. Bunların yanı sıra sadece burun tıkanıklığı şikayeti ile başvuran bazı hastalara da burun cerrahisi (septoplasti) ile birlikte rinoplasti uygulanması gerekebilir. Özellikle burnuna travma almış veya ileri derecede eğriliği bulunan hastalar bu gruba girmektedir. Bu hastalarda septumdaki eğriliğin boyutu ve burnun en dar bölümü olan valv bölgesindeki darlık nedeniyle başarılı bir solunum sağlayabilmek için septoplasti ve rinoplasti birlikte uygulanmalıdır.
  • Başarılı bir estetik burun ameliyatı nasıl olur?

Asırlardır değişen ve gelişen güzellik kavramıyla birlikte estetik açıdan ideal bir burnun nasıl olması gerektiği üzerinde de birçok tartışma yaşanmıştır. Günümüzde estetik açıdan başarılı bir burun ameliyatında amaç, ameliyat olduğu belli olmayan ancak surat ile uyumlu ve iyi görünümlü bir burun yaratmaktır. Tabi, bunların yanı sıra solunum ve koku alma gibi önemli fonksiyonların korunmuş olmasına da önem vermek gerekmektedir. Burun estetik cerrahisinde tam bir başarı gerek estetik kaygıların, gerekse fonksiyonel sorunların ortadan kaldırıldığı bir cerrahi ile elde edilebilmesi mümkündür.
  • Estetik burun ameliyatı nasıl uygulanmaktadır ?

Bu estetik burun ameliyatı çoğunlukla genel anestezi altında uygulanmaktadır. Temel olarak burundaki şikayete göre açık ve kapalı teknik olmak üzere iki farklı teknik uygulanır. Burun sırtındaki şekil bozukluğu yaratan yapılar çıkarılır veya düzeltilir. Bunun yanı sıra burnun görünümünde önemli bir yeri olan burun uç bölgesine de çeşitli tekniklerle müdahale edilir.
  • Ameliyat sonrası yatak istirahati gerekli midir?

Estetik burun ameliyatından sonra yatak istirahati gerekmemektedir. Ancak kişinin özellikle ilk hafta ev ortamında olması uygundur. Bu dönemde kafanın yüksekte tutularak yatılması iyileşme sürecinin hızlandırılmasına katkı sağlar.

Op.Dr.Ümit FİLİZ Kulak Burun Boğaz Uzmanı
ENTO KULAK BURUN BOĞAZ MERKEZİ